Pencereden yeni taşındığın sokağı izliyorsun. Bir araba geldi. Kadın indi ve şiddetle çarptı kapıyı sonra adam da. Bağırdılar, sövdüler, vurdular ve kırdılar. Ne olduğunu öyle merak ettin ki, ama soramıyorsun.
Ertesi gün işe gidiyorsun belki de okula, tam olarak kestiremiyorsun çok zaman geçmiş üstünden galiba. Ama karga kahvaltısını yapmadı henüz, ondan eminsin. O araba yine orada. Adam arabanın içinde uyumuş, öyle tahmin ediyorsun. Çok sinirli, volta atıyor. Onu ne bu hâle getirdi merak ediyorsun, ama soramıyorsun.
Birden daha da sinirlendi adam nedense. Arabanın içinden çıkardığı levyeyi, levye olsa gerek, nereden bileceksin ki?
Öfkeyle arabaya vurmaya başladı. O kadar korktun ki adımlarını hızlandırdın.
Ama gün boyu o adamı düşündün. Arabaya o işkenceyi yaparken kadını düşünmüyordu değil mi? Ödün koptu.
Aradan günler geçti. Ayyaşlar arabayı tavaf etmeye başladılar. Onu keşfettiler. Endişelendin, nedense artık.
Bir gün akşam ekmeği almış eve dönerken arabanın tekerlerinin patlatıldığını ve sağ arkanın söküldüğünü fark ettin. Sana ne oluyorsa üzüldün bu hâle…
Gün geçti sokak çocukları camları kırdılar, ama bence günah alma. Çocuk işi değil bu. Silecekler ve plaka da sökülmüş baksana.
Artık üzülmüyorsun, adama kızıyorsun. Neden gelip bakmıyor bu arabaya diye.
Yedi ay geçti.
Ayyaşlar evsizler ve hırsızlar arabayı çırılçıplak bıraktı. Kapıları söküldü, camları kırıldı, koltukları bile çalındı tahmin edebiliyor musun? Etmene gerek yok. Şahit oldun hepsine zaten. Dua ediyorsun hurdacı gelse de götürse diye. Daha fazla dayanamıyorsun parçalanmasına.
Hani sormak istiyordun soramıyordun ya, başka bir soru var şimdi aklında.
Hep böyle midir bu işler? Bir kez bıraktın mı kendini, bir kez kimsesiz kaldın mı ya da o hissi verdiysen insanlara seni de böyle paramparça ederler değil mi? Acımazlar değil mi? İnsanlar hep böyledir değil mi?
Yanıtla lütfen. Ama sen bilirsin yine.

